Yazılım alanında çalışan bizler üniversite sınavlarına girerken en "prestijli", en "popüler", en "iyi", ençok "para kazandıran", "en iyi şirketlerde iş bulma imkanı sağlayan" mesleği icra edicek ilgili bölümleri - isimler saymıyorum sizler zaten oralardan mezunsunuz - seçeriz. Neden? Çünkü çok fena kandırıldık, çok pis gaza geldik, çok pis özendirildik!!!
-Abi ne hangi bölümü kazandın?
- Bilg.. (ilgili bölümlerden birisi)
- vaayyy helal... demek hacker olcan ilerde...
-hı ? nasil ?
- olm süper.. mailleri felam hacklicek programlar felam da yazarsın
- şey .. evet.. dimi
-süper yav...
-hıhı süper.. dimi *#$$$^
-senden korkulur artık
Hem de birçoğumuz en iyi üniversitelerden mezun olduk. Mezun olabilmek için geceler boyu çalıştık, günün çok büyük bir bölümünü pc başında geçirerek mezun olmaya çalıştık. İlgili bölümden değil de biraz yakın bölümde okuyanlar ise - mesela ben ( matematik ) - hem kendi bölümümün dersleri ile ilgilenip bir yandan da yazılım alanında kişisel çabalar ile, ya da yandan kurs takviyeleri ile, kendimizi parçalayarak bu sektörde yer edinmek için çalıştık! Peki ya şimdi ?
Devam etmeden önce "şimdi?" sorusunu bir düşünün derim, sonra devam edelim. Şimdi, birçoğumuz universitelerdeki eğitimlerden memnun değiliz -oysa en kaliteli üniversitelerden mezun olduk ama!!! - .Ya üniversitedeki değerli eğitim görevlilerimiz bu işi bilmiyor? ya da hala 1980 1990 ların konuları ile "eğitiliyoruz". Birçok yazılım ile ilgili posta gruplarına baktığımızda her sezon benzer sorularla karşılaşıyoruz
"-x algoritmasını bilen? -".
"-x hocası x dersten sınav yapacak, x konusunu anlatmadı ama soruo"
"-x konsunda bitirme aldım lütfen yardım!!"
"-x ile ilgili bir koda ihtiyacım var yardım plsss!!!"
"-x konusu ile ilgili bişi yapacam.. nerden nasil başlayayım"
Ya da bizler savsaklayıp çalışmıyoruz ki buna kargalar bile güler. Çok çalışıyoruz bir kere!!! Peki neden memnun değiliz. Sanırm en büyük etken "piyasa" diye tabir ettiğimiz, üniversitenin ilgili bölümlerinden mezun olanların çalışacağı şirketler!!! Sizden üniversitede aldığınız eğitimleri değil sizin onlar için "piyasada" kendilerine para kazandıracağınız konularda bilgili olmanızı isterler, kendisine para kazandırabiliyor musun? Tamam sen onların arkadıkları adamsın!!! Okulun notların onları ilgilendirmez ki. "Piyasalar" bizden neler istiyor diyorsanız, iş ilanlarına bakmanız yeterli. Zaten üniversitelerimizde ucundan azcık belirli konularda iyisiyle kötüsüyle -ki genelde pek de iyi olmadığınu duyuyorum çalışma arkadaşlarımdan - dersler veriyorlar(mış). Tabi bizler de verilenleri en iyi şekilde hatmedip, yüksek notlar alıp bir sonraki sene daha da notlarımızı yükseltme hayalleri kurup, mezun olduğumuzda elimizde yüksek notlarla süslenmiş, parlak diplomalarımızla iş armaya çıktığımızda umduğumuzu bulamıyoruz. Ya sonra? Sonrası malum kişisel tonlarca caba ve para harcayarak piyasanın istediği "eleman" haline dönüşmeye çalıyoruz. Şimdi geri dönüp ilgili bölümleri tercih ederken ki halimizi düşünelim. Üzücü değil mi? Oysaki biz şu anda milyon YTL lik projelerde yer alıyor olmamız lazımdı.
Yenileri geçtim de sekörde 4 5 yıldır çalışan arkadaşlarımıza baktığımızda birçoğunun defalarca iş değiştirdiğini görüyoruz. Nedeni ise açık!! milyon ytl lik projelerde değiliz? neden belli sömürülüyor.. neden belli istediği kadar para kazanmıyor...neden basit ofislerde daralıyoruz... neden çok çok belli. Bu iş çok ama çok stresli. Bu işi bırakıp bakkal manav olmak isteyen kimse ile karşılaşmadınız mı ? Ben çok karşılaştım. İş kolay değil. Basit bir program yazıyor olsanız bile aşırı derecede kosantre olmalısınız, hata kabul etmeyen bir işle ilgileniyorsunuz, hele bir de binlerce kişinin kullandığı bir yazılım ile ilgili sorunla karşılaşmışsanız işte stres ile de gerçekten karşılaşmışsınızdır. Geçmiş olsun!
Sonra etrafınızdan serzenişler almaya başlarsınız. Asosyal damgası yersiniz.Sosyal ilişkilerinizde aksamalar başlar. Nasıl başlamasın ki? 17' lik ekran karşısında saatlerimizi geçiriyoruz, günlerce geçirdiğimiz de oluyor, hatta sıkışan bazı projelerde 2 3 gün uyumadan kod yazdığımız da oluyor, hatta sızdığımız anlarda da rüyalarımızda kodlar yazıyoruz, zaman zaman konuşmalarımız da bile aksamalar oluyor.Bundan normal ne olabilir ki? Bizim mesleğimiz yıpratıcı bir meslek. Hala cevap bulabilmiş değilim kaç yaşına kadar yapabilir bir insan bu mesleği. Bu kadar yoğunluk içinde bir de insan ilişkilerinde en iyisini arama gibi bir hastalığa kapılıyorsunuz ki, yanınızdaki kişinin en ufak hatasını kabullenemiyorsunuz. Çünkü gayet kesinlik içeren sorunlarla uğraştığınız mesleğiniz iliklerinize kadar işlemiş.Ekran esirleri olarak gelecekteki planlarımıza biraz daha göz atmakda yarar var. Sağlık sorunlarından bahsetmiyorum bile.. Gözler bozuk, kilolu ya da aşırı zayıf, bel boyun ağrısı çeken ,aklı karışık dalgın asosyaller topluluğunu oluşturuyoruz:)
Bunları düşünmeme neden olan küçük bir olayı anlatayım : 1 gün boyunca f5 veya Debug-> Run Without Debuging menüleri arasında gidip gelmişim. Akşam Outlook'un açık olmadığını fark edince hemen açtım. Ve açar açmaz ilk işim F5'e basmak oldu. Mailler gelmemişti ? Debug menüsünü arıyorum outlook menülerinde.. yok..ay çıldırcam mailler neden gelmiyor ctrl+f5, f5, f6 hiç biri işe yaramıyor! 30 40 sn kadar uğraştıkdan sonra Visual Studio 2005 ile Outlook'u karıştırdığımı fark ettim. Send/Receive ordan bana şaşırmış gözlerle bakıyordu ? Ve ilk gelen mail başlığı "Hocam yardım!"... Asıl ben "Yardım pls???"