Sonunda bitti. Çok düşündüm yazacak birşeyler bulabilir miyim diye ama çok zorlamama rağmen pek birşey çıkaramadım açıkcası.
Şöyle ki;
Asp.NET 4.0 Overview kısmında MVC den 2 dakika kadar bahsedilmesi arkasından da Senior Software Manager olan Stephen Walther in da gelip 3 dakika içinde databinding ve akabinde validation örneği yapması - cidden 3dk sürdüğü konusunda emin değilim daha da az olabilir - beni zivanadan çıkarmaya yetti de arttı bile. Visual Studio 2010 ile proje yönetiminde ne kadar işimize yarayacak süreçleri yönetmelerde vs vs ne kadar işlerimizi hızlandıracak diye girdiğimiz sunumda ise en harbisinden excel eğitimi alıyormuş gibi hissetmem ise ayrı bir olay!!! Herneyse daha çok ama çok örnek var bunlarla ilgili.
Kötü bir organizasyon, kötü içerikler, yetersiz konu başlıkları vs vs vs... Tam bir hayal kırıklığı. Sadece kişisel düşüncelerimin olmadığı birçok katılımcı ile gerek ayak üstü gerek yemek esnasındaki sohbetlerde benzer düşünlerin dile getirildiğine şahit oldum. Çok ama çok kişinin de memnun kalmadığını rahatlıkla ( amacım niyet okuyuculuğu değil tabi ki ) söyleyebilirim. Sağlık olsun demiyorum, bundan sonraki Microsoft'un düzenleyeceği etkinliklere katılmadan önce sanırım çok ama çok düşüneceğim.
Artık Tech-ed kazasından mıdır, havanın kasvetli ve bir okadar da soğuk olmasından mıdır nedir tam anlayamadım ama Berlin'ini de sevemedim yahu!
Ikinci dünya savaşında bombalanmış ve hala o hali ile duran bir kilise.

Ikinci gün kayıt için gelen Tech-ed katılmıcıları. Son güne ne diye bıraktınız yahu :) Ilk gün sallana sallana kayıt olunabiliniyordu. Ha bu arada 3. günü dahi gelip kayıt yaptıran "IT uzman"ları da yok değildi :)

Örnek bir sunum sırasında.

Yemek esnasında. Hergün yemekler daha da güzel oldu. Son gün ise oldukça lezzetli yemekler vardı. Son gün berlinden ayrılıp da yola çıkacaklar için hazırladıkları kumanyalar - yolda atıştırmak için - oldukça ince düşünülmüştü.

Berlin duvarının yıkılışının kutlama törenlerine de katılma fırsatı yakalamış olduk. Otele dönüp de Türk ve dünya kanallarında ve birçok haber sitesindeki haberleri görüp "yahu 30dk önce ordaydık, yuh artık" şeklinde şaşkınlığım da ayrı bir konu. Tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu yerde pek bulunma fırsatı yakalayamamıştım şimdiye kadar :)

Gezdiğim yerler, Televizyon Kulesi ve Teknik Müze oldu. Televizyon Kulesin'den (200 küsür metreden ) Berlini izlemek fene değildi açıkcası. Yemek sırası o kadar çoktu ki bekleyemedik. Aslında o manzara karşısında birşeyler yudumlamak güzel olabilirdi.

Teknik müze ise oldukça ilginç idi. Daron Yöndem ve Sefer Algan ile gezdik müzeyi. Yahu çok yorulduk ama son 10dk da gördüğüm ilk "bilgisayarlar" ya da "ilkel bilgisayarlar" tüm yorgunluğumu aldı (Z3, Z25 vs vs). İlkel ütü de takdire şayandı gerçektende!!!

Ve benim için - birçok kişiye saçma gelebilir - en ama en güzel olay ise dünyanın en harika aracı olan 1001 beygirlik Bugattı Veyron 16.4'ü yakından inceleme fırsatı bulmak oldu. Ne resimlerdeki ne görüntülerdeki ne de oyunlardaki gibi bir araç. Farklı , gerçeği tamamen farklı. Huh!